Ana sayfa

Dr. Merve Cura

Çocuk, ergen ve genç erişkinlerle çalışan psikiyatrist, psikoterapist ve psikodramatist.

Dr. Merve Cura

Hakkımda

Uzm. Dr. Merve Cura, çocuk, ergen ve erişkinlerle çalışan bir psikiyatrist, psikoterapist ve psikodramatisttir. Klinik çalışmalarında insanı yalnızca belirtileriyle değil; gelişim öyküsü, ilişkileri, duygu ve düşünce dünyası ve hikayesiyle birlikte ele alır.

Çocukluk, ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde görülen duygusal, davranışsal, sosyal ve gelişimsel zorlanmalara yönelik psikiyatrik değerlendirme ve psikoterapi çalışmaları yürütür. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, otizm spektrum bozukluğu, öğrenme ve okul uyumu güçlükleri, kaygı, depresyon, takıntılar, tikler, davranış sorunları, akran ilişkileri, zorbalık, ergenlik dönemi çatışmaları, travma ve yas süreçleri başlıca çalışma alanları arasındadır.

Yaklaşımının temelinde, biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutları birlikte değerlendiren bütüncül bir klinik anlayış yer alır. Gerektiğinde psikiyatrik tedavi seçenekleri ile psikodinamik düşünme, bilişsel-davranışçı araçlar, oyun temelli çalışmalar, psikodrama, yaratıcı sanat yöntemleri, somatik farkındalık ve aile/ebeveyn danışmanlığı ile birlikte ele alır.

Çocuklarla çalışırken oyunu, çocuğun iç dünyasını, ilişkisel örüntülerini ve henüz söze dökülemeyen deneyimlerini görünür kılan temel bir ifade alanı olarak görür. Ergenlerle ve genç yetişkinlerle yürüttüğü çalışmalarda ise kimlik gelişimi, özgüven, sosyal aidiyet, akademik baskı, ilişki örüntüleri, duygu düzenleme ve yaşam yönü gibi temalara odaklanır.

Dr. Cura’nın klinik ilgisi, psikiyatriyi felsefe, zihin kuramları, psikanaliz, fenomenoloji ve nörobilimle buluşturan disiplinlerarası bir çizgide gelişmektedir. Bilimsel bilgiyi kişinin öznel deneyiminden koparmadan ele almayı, ruhsal yaşamın sembolik, yaratıcı ve ilişkisel boyutlarına alan açmayı önemser.

Aynı zamanda grup çalışmaları, psikoeğitim programları, ebeveyn buluşmaları, okul işbirlikleri ve sosyal beceri odaklı gelişimsel programlar yürütür. Özellikle çocukların ve ergenlerin akran ilişkileri içinde daha güvenli, esnek, kendilik farkındalığı yüksek ve dayanıklı bir yer kurabilmelerini desteklemeyi amaçlar.

Çalışmalarının merkezinde şu soru yer alır:

“Bu belirti neyi anlatmaya çalışıyor, nerede çocuğun yaşamını bozuyor ve kişinin hayatında nasıl daha anlamlı bir dile dönüşebilir?”

Her bireyin değişim sürecinin kendine özgü olduğuna inanır. Bu nedenle klinik değerlendirme ve terapi sürecini, hazır kalıplar üzerinden değil; kişinin gelişimsel ihtiyaçları, ilişkisel bağlamı ve yaşam öyküsü üzerinden birlikte şekillendirir.

Mesleki Formasyon ve Deneyim

  • Tıp Eğitimi: Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi
  • Uzmanlık Eğitimi: Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi, Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı
  • Klinik Deneyim: Bolu İzzet Baysal Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi; Ankara Sami Ulus Çocuk Hastanesi; Ankara Etlik Şehir Hastanesi
  • Psikoterapi ve Grup Çalışmaları: çocuk ve ergenlerde bilişsel davranışçı terapi, psikodinamik yönelimli psikoterapiler, EMDR, çocuk merkezli oyun terapisi, psikodrama ve dışavurumcu sanat terapilerinden klinik olarak yararlanma

Uzmanlık Alanları

  • Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi
  • Çocuk ve Yetişkin Psikoterapisti
  • DEHB ve Dikkat Geliştirme Çalışmaları
  • Otizm Spektrum Bozukluğu ve Nöroçeşitlilik
  • Üstün Zeka, Yetenek ve Asenkron Gelişim
  • Kaygı, Depresyon, Takıntılar ve Tikler
  • Duygu Düzenleme ve Davranışsal Zorlanmalar
  • Sosyal Beceri, Akran İlişkileri ve Zorbalık
  • Okula Uyum, Öğrenme Güçlükleri ve Sınav Kaygısı
  • Ergenlik, Kimlik Gelişimi ve Özgüven
  • Oyun Temelli Terapi Çalışmaları
  • Psikodrama ve Grup Çalışmaları
  • Ebeveyn Danışmanlığı ve Aile İçi İletişim
  • Travma, Yas ve Yaşam Geçişleri

Klinik Yaklaşım

Belirtilerin ötesinde, anlatılmayı bekleyen bir yaşam vardır.

Gelişimsel özellikleri, iç dünyayı, ilişkileri ve yaşam koşullarını birlikte düşünen klinik çerçeve.

Üç soruyla başlayan bir değerlendirme

  • Bu çocuk ya da genç dünyayı nasıl deneyimliyor?
  • Hangi koşullarda zorlanıyor, hangi koşullarda daha rahat olabiliyor?
  • Çocuğun kendisinde, ilişkilerinde ve çevresinde neler değişirse yaşamı daha erişilebilir ve güvenli hale gelir?

Klinik değerlendirme bu soruların her birini içerir. Tanı ölçütleri, belirtiler ve işlevsellik önemlidir ama tek başlarına yeterli değildir. Kaygı, öfke, dikkat güçlüğü, okuldan uzaklaşma, içe çekilme ya da davranış değişiklikleri; gelişimsel özellikler, aile ve akran ilişkileri, okul deneyimi ve yaşam olaylarıyla birlikte anlam kazanır.

Tanı, çocuğu etiketlemek için kullanılmaz.

Tanı, çocuğun hangi alanlarda zorlandığını anlamaya ve ne tür bir desteğin iyi gelebileceğini düşünmeye yardımcı olabilir. Gerektiğinde aile, okul ve ilgili uzmanlar arasında ortak bir yol kurulmasını da kolaylaştırır. Tanı, çocuğun tamamı yansıtmaz. Her çocuğun ilgi alanları, güçlü yanları, hassasiyetleri, ilişki kurma biçimi ve yaşadıkları farklıdır. Bunların hiçbiri tek bir tanıyla anlatılamaz.

Nöroçeşitlilikle uyumlu klinik tutum

Nöroçeşitlilik yaklaşımı, çocuğun yaşadığı güçlükleri romantikleştirmez ya da görmezden gelmez. Uyku sorunları, yoğun kaygı, zorbalık, okuldan uzaklaşma, duyusal taşma, günlük yaşamda işlevsellik kaybı veya eşlik eden ruhsal belirtiler; gerçek ve dikkatle ele alınması gereken destek ihtiyaçlarına işaret edebilir.

Ancak destek sürecinin amacı, çocuğu “daha normal” görünmeye zorlayan bir performans programı kurmak değildir. Amaç; çocuğun kendi işleyişini tanımasına, ihtiyaçlarını ve sınırlarını ifade edebilmesine, günlük yaşamını daha sürdürülebilir biçimde düzenleyebilmesine ve ilişkiler içinde daha güvenli bir yer bulabilmesine alan açmaktır.

Bu yaklaşım, sorumluluğu yalnızca çocuğa yüklemez. Ailenin, okulun ve akran çevresinin, çocuğun ihtiyaçlarını anlamaya, erişilebilir ve güvenli ilişkisel ortamlar oluşturmaya katılımını da gerekli görür.

Terapötik ilişki: sadece konuşulanlar değil, ilişki içinde yaşananlar da önemlidir.

Terapide çocuğun ya da gencin yakınlık kurma biçimi, geri çekilmesi, öfkesi, güven arayışı, sınırlarla ilişkisi ya da sessizliği; günlük yaşamdaki ilişki örüntülerine dair ipuçları taşıyabilir. Terapist bu ipuçlarını bir performans değerlendirmesi gibi değil, güvenli bir ilişki içinde anlamlandırılabilecek yaşantılar olarak ele alır.

Klinik çerçeve ve yöntemler

Değerlendirme sonrasında, çocuğun yaşı, gelişimsel düzeyi, başvuru nedeni, güvenlik ihtiyacı ve aile koşulları doğrultusunda farklı yöntemlerden yararlanılabilir. Psikodinamik yönelimli psikoterapi, bilişsel davranışçı terapi, EMDR, çocuk merkezli oyun terapisi, psikodrama grup psikoterapisi ve dışavurumcu sanat terapileri; birbirinin yerine geçen paketler değil, klinik ihtiyaç doğrultusunda seçilen çalışma yollarıdır.

Görüşmek ister misiniz?

Randevu ve bilgi için iletişime geçebilirsiniz.